Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından büyük bir vizyonla duyurulan ve 81 ilde 500 bin konutu kapsayan “Yüzyılın Konut Projesi”, başlangıçta milyonlarca vatandaş için umut ışığı olmuştu.
Özellikle geçim sıkıntısı yaşayan, yıllarca ülkesine hizmet etmiş emekliler bu projeyi bir çıkış kapısı olarak gördü. Ancak açıklanan başvuru şartları ve ödeme koşulları, bu umudu kısa sürede hayal kırıklığına dönüştürdü.
Emekli vatandaşlarımızın büyük kısmı bugün temel ihtiyaçlarını dahi zor karşılıyor. Elektrik, doğalgaz, gıda ve ilaç giderleri arasında sıkışan emekli, ay sonunu getirmekte zorlanıyor. Hal böyleyken, yüzde 10 peşinat ve yüksek taksitlerle sunulan bu proje, onların değil, ancak maddi durumu iyi olan kesimin erişebileceği bir konut hamlesine dönüşmüş durumda.
Düşünün ki ülkemizde yaklaşık 15 milyon emekli var. Bu devasa kitle içinden belki en fazla bin kişi bu projeye başvuru yapabilecek durumda. Geri kalan milyonlar ise sadece haberleri izleyip iç geçirecek. Bu tablo, ne yazık ki “sosyal konut” anlayışıyla taban tabana zıt bir proje.
Kâğıt üzerinde güzel görünen, rakamlarla göz kamaştıran bu proje, sahada gerçekçi olmayan şartlar nedeniyle bir “rüya”dan ibaret kaldı. Emekliler, yıllarca devlete hizmet ettikten sonra, bugün bir ev hayalini bile kuramayacak duruma gelmişse, burada ciddi bir sosyal adalet sorunu vardır.
“Yüzyılın Konut Projesi” adını taşıyan bu girişim, gerçekten yüzyıla damga vurmak istiyorsa; sadece zenginlerin değil, emeklilerin, dar gelirli ailelerin ve asgari ücretlilerin de içinde yer alabileceği bir düzenlemeyle revize edilmelidir.
Aksi takdirde, bu proje tarihe “yüzyılın konut hayal kırıklığı” olarak geçecektir.
Esenkalın, Hoşçakalın, Dostçakalın.